“Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O
halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır.
Allah işitir ve bilir.” Bakara Suresi 256. Ayet
Arapça "din" kelimesi hem inancı, hem de bu inanç üzerine kurulan hayat tarzını ifade eder. Burada, önceki ayetlerde ortaya konulan inanç ifade edilmektedir. Bu ayete göre İslâm, iman ve onun hayat tarzı, hiç kimseye zorla kabul ettirilemez demektir.
Arapça "tağut" kelimesi sözlük anlamıyla sınırları aşan herkes için kullanılır. Kur'an bu kelimeyi Allah'a isyan eden, Allah'ın kulları üzerinde hâkimiyet ve mâlikiyet (sahiplik ve hükmetme yetkisi) olduğunu iddia eden ve onları kendi kulu olmaya zorlayan kimse için kullanır.
Allah'a isyan üç derecede olabilir:
1) Eğer bir
kimse Allah’ın kulu olduğunu kabul eder, fakat pratikte O'nun emirlerinin
aksini yaparsa buna fasık denir.
2) Bir kimse Allah ile irtibatı koparır ve
başka birisine bağlanırsa o zaman kâfir olur.
3) Eğer bir kimse Allah'a isyan
eder ve O'nun kullarını kendisine boyun eğmeye zorlarsa, o zaman tağut'tur.
Böyle bir kimse şeytan, rahip, dinî veya politik lider, kral veya bir devlet
olabilir.
Bu nedenle bir kimse tağutu reddetmedikçe Allah'a inanmış olamaz,
imanı geçerli sayılmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Buraya yazacağınız yorumların sadece yararlı eleştiri olması durumunda dikkate alınacağını bilmelisiniz. Yasa dışı bilgi, küfür, yanıltıcı, aşağılayıcı söz ve hakaret içeren yorumlar dikkate alınmayacak olup her yönüyle yorum sahibinin sorumluluğundadır.