YUSUF (ALEYHİSSELAM) SURESİ
102. İşte bu (Yusuf kıssası) gayb
haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar
verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).
103. Sen ne kadar üstüne düşsen de
insanların çoğu iman edecek değillerdir.
104. Halbuki sen bunun için (peygamberlik
görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, âlemler için
ancak bir öğüttür.
105. Göklerde ve yerde nice deliller
vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.
106. Onların çoğu, ancak ortak koşarak
Allah'a iman ederler.
107. Allah tarafından kuşatıcı bir felâket
gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini
emîn mi gördüler?
108. (Resûlüm!) De
ki: «İşte bu, benim yolumdur. Ben Allah'a çağırıyorum, ben ve bana uyanlar
aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah'ı (ortaklardan) tenzih
ederim! Ve ben ortak koşanlardan değilim.»
109. Senden önce de, şehirler halkından
kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik.
(Kâfirler) yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin
sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha
iyidir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz?
110. Nihayet peygamberler ümitlerini
yitirip de kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara
yardımımız gelir ve dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir. (Fakat) suçlular
topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez.
111. Andolsun onların (geçmiş peygamberler
ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler
vardır. (Bu Kur'an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden
öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum
için bir rahmet ve bir hidayettir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Buraya yazacağınız yorumların sadece yararlı eleştiri olması durumunda dikkate alınacağını bilmelisiniz. Yasa dışı bilgi, küfür, yanıltıcı, aşağılayıcı söz ve hakaret içeren yorumlar dikkate alınmayacak olup her yönüyle yorum sahibinin sorumluluğundadır.