Rahman ve Rahim olan Allah'ın Adı ile
Şüphe yok ki, bu Kur'an, en doğru yola iletir ve iyi davranışlarda (salih amellerde) bulunan müminlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir, ödül olduğunu müjde verir. Ve şüphesiz, ahirete inanmayanlar için de acıklı bir azap hazırladığımızı bildirir.
İşte bu Kur’an tüm insanlara, uluslara ve kuşaklara yer ve
zaman sınırı tanımadan, kapalı hiçbir tarafı bulunmayan açık ve sade bir inanç
sistemi ile kapsamlı bir şekilde, her konuda kesin olarak en doğru yolu gösterir.
Kur'an'ın iletmiş olduğu doğru yol, insanların her yerde ve her zaman
kullanabileceği yöntemi ve her iyiliği kuşatmaktadır. Bu inanç sistemi insanın
ruhunu kuruntuların ve saçmalıkların ağırlıklarından kurtarır. İnsanın içi ile
dışı, duyguları ile ahlakı, inancı ile ameli arasında bir uyum sağlaması ile tam
bir uyum ve ahenk içinde; evrenin doğal yasaları ile insanın bünyesinde yer alan
fıtri yasalar arasında bağlar oluşturur. Çalışmaya ve yapıcılığa elverişli olan
beşeri güçlerini de serbest bırakır. Bir de bakmışsın ki, insanın Allah
rızasına yönelerek yaptığı her çalışma, hayatta kendisine kazanç ve yarar
sağlayan bir çalışma, aynı zamanda da bir ibadete dönüşmüştür.
Bununla beraber Kur'an-ı Kerim insanların birbirleriyle olan
ilişkilerini düzenlemede de en doğru yolu göstererek yeryüzünde oldukları
halde, onları daha yüksek (ulvi) gayelere doğru yönlendirmiştir. Bireylerin ve
eşlerin, hükumetlerin ve halkların devletlerin ve milletlerin ilişkilerini en
güzel şekilde düzenler. Bütün bu ilişkilerin arzulardan ve hırslardan
etkilenmeyen, sevgiye ve nefrete göre şekillenmeyen, şahsi çıkarlara ve
menfaatlere göre farklılık göstermeyen, köklü değişmez ilkelerini, ölçülerini
belirlemiştir. Bunlar her şeyi bilen ve her şeyden haberi olan yüce Allah'ın
belirlediği ilkelerdir. O yarattığı varlıkları daha iyi bilir. Her yerde ve her
kuşakta kendileri için nelerin daha yararlı olduğunu en iyi bilendir. Bu
nedenle idare düzeni, ekonomik düzen, sosyal düzen ve insanlık alemine yaraşır
uluslararası ilişkiler düzeni konusunda insanlara en doğru yolu ancak o
gösterebilir.
Yapılan iş ile ona verilecek karşılık arasındaki en köklü
ilke budur: İman ve iyi ameller üzerinde kuruyor binasını. "Amelsiz iman
olmaz." İmansız amel de olmaz." Birincisi yarım kalmış, tamamlanmamıştır.
İkincisi ise kesiktir, kopuktur. Hiçbir dayanağı yoktur. İşte bu nedenle
hayatın doğru yola girmesi ancak iman, amelle birlikte olduğu zaman mümkündür.
İnsan ancak bu ikisini beraber yerine getirerek bu Kur'an'ın gösterdiği yola
girebilir. Bu Kur'an'a uymayanlar ise, hevasının ya da insanların arzu ve
isteklerine boyun eğmişler; kendisine neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu
bilmeyen, aceleci, peşinden gelen bir kötülüğün varlığını bilse dahi duygusal
tepkilerini kontrol altına alamayacak kadar ihtiraslarına bağımlı bir varlığın insafına
bırakılmışlardır.
(İsra Suresi 9-10. Ayetlerin tefsirinden yararlanılmıştır.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Buraya yazacağınız yorumların sadece yararlı eleştiri olması durumunda dikkate alınacağını bilmelisiniz. Yasa dışı bilgi, küfür, yanıltıcı, aşağılayıcı söz ve hakaret içeren yorumlar dikkate alınmayacak olup her yönüyle yorum sahibinin sorumluluğundadır.