9 Haziran 2014 Pazartesi

İman ve inkar üzerine kısa bir hatırlatma

Allah Teala’nın varlığını ya da bazı sıfatlarını inkar edenlerin ileri sürdükleri çeşitli iddialar ve delilsiz boş sözler karşısında Rabbimiz yüce Kitabında onların durumunu çok veciz ifadelerle bize açıklamaktadır. İnkarcıların alemlerin Rabbi olan Allah karşısındaki durumları bu ayetlerde ortaya konulmakta ve varsa Allah’tan başka bir güç sahibinden ya da sahip oldukları bilgiden de medet ummalarının yersiz olduğu bildirilmektedir. Cehalet, zulüm, sapkınlık ve kibirlerinden dolayı inkarcılıkta direnen küfür ehlinin dünya hayatında yüzeyel bir bilgiye sahip olduklarını bize hatırlatmaktadır. Bütün cahilliklerine rağmen kafirler genellikle iman ehlini  bilgisizlik, görmediği şeylere, dogmalara inanan cahiller ya da aldatılmışlar topluluğu olarak görmektedirler.


De ki: Söylesenize! Allah'ı bırakıp taptığınız şeyler yeryüzünde ne yaratmışlar; göstersenize bana! Yoksa onların göklere ortaklıkları mı vardır? Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bundan evvel (size indirilmiş) bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı varsa onu bana getirin. Ahkaf 4
Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise, onlar tamamen gafildirler. Rum 7
Kendileri saptığı yetmez, yanlarına suç ortakları arar gibi diğer insanları da sapkınlığa ve inkara davet ederler, inananları ise daima hafife alır ve onlarla alay etmek için her bahaneyi kullanırlar. Onların bu durumunun dünyada da ahirette de rezillikle ve can yakıcı azab ile sonuçlanacağı beyan edilmektedir.       
İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve (vahye dayanan) aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, sırf Allah yolundan saptırmak için yanını eğip bükerek (kibir ve azamet içinde) Allah hakkında tartışmaya kalkar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız. Hacc 8-9
Yeryüzünde kendilerine tanınmış olan geçici bir süre keyif içinde gezip dolaşır görünen kafirlerin durumu iman edenleri aldatmamalıdır. Onlara dünyevi dereceleri ve konumları her ne olursa olsun değer verilmemelidir. Onlar cehalet ve şaşkınlıkları, doğru yoldan sapmaları sebebiyle bilmeseler de Allah Teala doğru yolda olanı da sapanları da eksiksiz bilmektedir. Allah kullarına zulmedici olmadığından iman edenler, herkesin yaptığının karşılığını eksiksiz olarak bulacağından şüphe etmemelidir.
Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme. İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidayette olanı da çok iyi bilir. Necm 29-30
En büyük hidayet, hicabın kaldırılmasıyla hakkı hak, bâtılı bâtıl göstermektir.

Allah’ım bize hakkı hak olarak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da batıl olarak gösterip ondan kaçınmayı, uzak kalmayı ve onunla en güzel şekilde mücadele etmeyi nasip et ve kolaylaştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Buraya yazacağınız yorumların sadece yararlı eleştiri olması durumunda dikkate alınacağını bilmelisiniz. Yasa dışı bilgi, küfür, yanıltıcı, aşağılayıcı söz ve hakaret içeren yorumlar dikkate alınmayacak olup her yönüyle yorum sahibinin sorumluluğundadır.